Kamu Yöneticilerini Tehdit Eden Gizli Tehlike

Bilmem dikkatinizi çekti mi, benim son dönem benzer kamu yöneticisi ziyaretlerim ve görüşmelerim arttıkça bir detay dikkatime takılmaya başladı. O da şu, kamu yöneticileri inanılmaz bir ziyaretçi trafiği altındalar. Öyle ki bazen sırada bekleyen bir sürü insan, bürokrat ya da işi düşmüş bir vatandaş. Biri çıkıyor biri giriyor. Bir de aynı kamu yöneticisinin özel günler veya bir başka bürokratik konu dolayısı ile diğer kamu yöneticilerine yaptığı ziyaretleri de işin içine katarsanız işin vahameti daha da net ortaya çıkmış oluyor. Okumaya devam et Kamu Yöneticilerini Tehdit Eden Gizli Tehlike

Çocuklarınızı Boşuna Okutmayın

Başlık şaka gibi gelebilir, ama maalesef ciddi ciddi çocuklarınızı okutmayın diyorum. Tabiki mevcut sistemde ilk 4 yıl olan ilkokulu zaten örgün olarak okutmak zorundasınız. Sonraki 4 yıl orta okul ve ardından 4 yıl lise eğitimi ise örgün olmak zorunda değil. İşte eğitim sisteminin nefes almamıza imkan verecek en büyük açığı ya da artısı burası. Konu dahilinde üniversite eğitimini de düşünürsek kısaca üniversiteye kadar olan eğitimin zorunlu olan 12 yıllık kısmının ilk 4 yılı hariç gerisi açıktan veya farklı kurumlarda gerçekleştirilebiliyor.

Efendim nerden çıktı şimdi bu çocukları örgün okutmama yani açıktan okutma meselesi dediğinizi duyar gibiyim. Okumaya devam et Çocuklarınızı Boşuna Okutmayın

Dünyanın 1 Numaralı Süper Gücü TÜRKİYE’DİR.

Süper güç denince hepimizin aklına malum birkaç ülke geliyor. Evet, salt güç anlamında bu sonuç normal. Peki şunu sorsak, güç ne için olmalı, neye hizmet etmeli, gücün neticesi ne olmalı. İşte bu sorular güç ve süper güç kavramlarının zihinsel karşılığını değiştirebilir, değiştirmelidir de. Okumaya devam et Dünyanın 1 Numaralı Süper Gücü TÜRKİYE’DİR.

Ramazanın Hikmetlerini Öğrenmek

RAMAZANIN MANASI VE HİKMETİ İYİ BİLİNMELİDİR.

Ramazan nedir ne değildir bilmek, hikmet ve gayelerini öğrenmek, orucun maddi faydaları ile birlikte sosyal ve ruhsal faydalarını öğrenmek Ramazan için en öncelikli ilmi konularımız arasında olmalı. Hasbelkader bir müzeyi gezme durumumuz olduğunda müzeden bi haber gezmek yerine bir rehberden veya kitaptan istifade edip ziyaret etmek ne kadar akıllıca ise her sene 12 ayımızdan birisini geçirdiğimiz ramazanı da belli başlı kaynaklardan okumak, taramak ve bilgi sahibi olmak o denli önemli.
Kaynaklar için başta Kuran’ı Kerim olmak üzere, hadis kaynakları ve tefsirlere bakılabilir. Özellikle orucun hikmetlerini öğrenmek için Risale-i Nur tefsirindeki ramazan risalesinden istifade edilebilir. Okumaya devam et Ramazanın Hikmetlerini Öğrenmek

Doğru ramazan programı

RAMAZANDAN EN GÜZEL ŞEKİLDE İSTİFADE İÇİN,

1. İftarda az yiyoruz.
2. Çay ve muhabbeti teravihe kadar bitiriyoruz.
3. Teravihi mutlaka ve camide kılıyoruz.
4. Teravihten sonra en geç 23:30’da küt yatıyoruz.
5. Sahura mutlaka kalkıyor ve güzelce karnımızı doyuruyoruz.
6. Sahurdan sonra güneş doğana kadar Kuran okuma, evrad, kitap okuma, tefsir mütalaası ve sabah namazı ile vaktimizi geçiriyoruz.
7. Güneş doğar doğmaz işimize başlıyoruz.
8. Öğle namazı öncesi 30 dakika kadar istirahat ediyoruz.
9. İkindi ortasına kadar işimize devam ediyoruz.
10. İftara kadar sabah başladığımız manevi ve ilmi çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Ramazanı kendimize değil, kendimizi ramazana göre düzenliyoruz.

Ramazan gezme, eğlenme zamanı görmüyor, ramazanda verimi düşüren sebepleri ortadan kaldırarak maddi manevi her yönden istifadeli bir ramazan geçirmek için harekete geçiyoruz.

Bu ramazan farklı geçiyor 3

YANLIŞ – 3: İftarda çok yemek yeme

DOĞRUSU: İftarda az yenilerek ramazanın feyzine erilebilir.

Uzun bir açlıktan sonra aniden ve aşırı miktarda yenen iftar yemeği mide ve bedene ani bir yük oluşturduğu için, yorgun bedenin hantallaşması ve uykuya yönelmesine sebep olur. Her zaman olduğu gibi ramazanda da az yemek beden ve ruh sağlığı yönünden en doğrusu olmakla birlikte, ramazanın feyz ve bereketini tam yaşayabilmenin yegane şartıdır. Bu vesile ile beden ağırlaşmakayacak, teravih ve diğer ibadetler yorucu olmaktan çıkıp feyzli ve istifadeli hale gelecektir. Gece uykusunda ise beden daha verimli dinlenecek, ertesi güne daha güçlü başlayacaktır.

Ramazanı kendimize değil, kendimizi ramazana göre düzenliyoruz.

Ramazan gezme, eğlenme zamanı görmüyor, ramazanda verimi düşüren sebepleri ortadan kaldırarak maddi manevi her yönden istifadeli bir ramazan geçirmek için harekete geçiyoruz.

Bu ramazan farklı geçiyor 2

YANLIŞ – 2: Ramazanda verim düşer.

DOĞRUSU: Ramazan ruhsal ve bedensel gelişim ayıdır.

Ramazanda sanıldığı gibi iş ve çalışma verimi düşmez, aksine ramazana uygun bir programla hareket edilirse verim daha da artar. Bunun için en önemli detay, iftarda az yemek, gece erken yatmak ve sahur yapmak, sahurdan sonra uyumamak, mümkünse öğle öncesi kaylule denilen kestirme uykusunu aksatmamaktır. Kısaca buna ramazanı kendimize değil, kendimizi ramazana uydurmak olarak ifade edebiliriz.

Ramazanı kendimize değil, kendimizi ramazana göre düzenliyoruz.

Ramazan gezme, eğlenme zamanı görmüyor, ramazanda verimi düşüren sebepleri ortadan kaldırarak maddi manevi her yönden istifadeli bir ramazan geçirmek için harekete geçiyoruz.

Bu ramazan farklı geçiyor 1

YANLIŞ – 1: Ramazanda gezelim, eğlenelim.

DOĞRUSU: Ramazan gezme, eğlenme zamanı değil, manevi ve maddi yönden gelişim zamanıdır.

Ramazan, Rabbimizin rahmetinin tecellisi olarak maddi manevi istifade edeceğimiz, beden ve ruhsal yönden sağlıklı hale geleceğimiz, özel ve bereketli bir aydır. Bu manada önceliğimizi ramazanın ruhuna uygun şekilde geçirmek kendimiz için yapabileceğimiz en güzel kazanım olacaktır.

Ramazanı kendimize değil, kendimizi ramazana göre düzenliyoruz.

Ramazan gezme, eğlenme zamanı görmüyor, ramazanda verimi düşüren sebepleri ortadan kaldırarak maddi manevi her yönden istifadeli bir ramazan geçirmek için harekete geçiyoruz.

Ülkemiz İçin Kısa ve Net Değişim Önerileri – Dersler Ne İşe Yarar?

Eğitim Sistemine Öneriler – 2

Her dersin ne işe yaradığı en basit ve anlaşılır şekilde hem dönem başında hem de belli aralıklarla anlatılmalı. Öğrenci ne öğreneceğini, bu dersin hayatına ne katacağını, gerçek hayatta veya işinde ne tür bir katkı sağlayacağını bilmeli, ta ki öğrendiği şeyler zihninde bir yerlere otursun ve mantıksal bağlantıları sağlanabilsin.

Yaşadığım bir örnekten yola çıkarsak Ortaokul 3. sınıfta (şimdi 8. sınıf) Ticaret adında bir ders görmüştük. Hatırımda kalan bir iki şey şu, bir büyük T harfi çiziyoruz. Sağına bir şeyler yazıyoruz, soluna bir şeyler yazıyoruz ve toplayıp çıkarıyoruz. Sonuç bilmiyorum ne. Bir sürü hesap var, en çok aklımda kalan ise demirbaş eşya hesabı ne işe yarıyorsa 🙂 Bir de kitapta tek tük resimden bir tanesi hatırımda kaldı, o da bir kaza resmi ve altında şu yazıyordu, “kaza geliyorum demez, sigorta yaptırmak riski azaltmaktır” gibi bir şeyler. Okumaya devam et Ülkemiz İçin Kısa ve Net Değişim Önerileri – Dersler Ne İşe Yarar?

Cemaat ve Tarikat Mensupları Birbirlerine Nasıl Davranmalı ?

Cemaat ve tarikat mensuplarının birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiği ile alakalı Risale-i Nur’da geçen bir yerin (20. Lema, 2. Sebep) kısa bir şerhini yaparak konuyu açmaya çalışacağız.

  1. Müspet/pozitif hareket etmek. Yani işi ve gayreti, meşguliyet ve fikri kendi cemaati ya da tarikatını sevme, vazifelerini yapma ve Allah’ı razı etmek için gayret etmek olmalıdır. İşi gücü başkalarının eksik ve kusurlarını görmek, diğer cemaat ve tarikatleri, mensup veya liderlerini eleştirmek olmamalı. Kısaca kendi gittiği yolda Kuran ve iman hizmeti ile uğraşmalı.
  2. İslamiyet içinde olmak şartı ile (İslamın esasına uymayan, başörtüsüne füruat diyen, Muhammeden Rasülullah demeden cennete gidileceğini iddia eden ve benzerleri hariç) nasıl bir yöntem veya tarz ile hareket ediyor olurlarsa olsun diğer tarikat veya cemaatlerle muhabbet ve ittifak (birliktelik) vesilesi olacak bir çok ortak payda bulunduğunu düşünüp ittifak etmek, bir araya gelip farklılıkları bir kenara koymak ve birlikte Kurana ve milletin imanına hizmet edebilmek.
  3. Kendisini hak bir yolda gidiyor bilen her cemaat veya tarikat mensubu, kendi gittiği yolun en güzel veya en doğru yol olduğunu söyleyebilir. Fakat insaf gereği diğerlerinin hak olmadığını veya çirkinliğini ima ederek sadece kendi mesleğinin doğru veya güzel olduğunu söyleyemez.
  4. Allahın yardımını kazanmanın ve dinin izzet ve şerefini koruyabilmenin, hak ehli diğer tüm cemaat ve tarikatlarla ittifak ederek, omuz omuza vererek mümkün olabileceğini bilmek.
  5. Din, vatan ve millet olarak düşmanlarımızın kendi aralarındaki dayanışmaları ile ve hep beraber topyekün ortak akıl ve ortak ruhla saldırdığı bir zamanda, buna karşı bireysel olan mukavemetin (karşı koymanın) mağlup olacağı gerçeği ile hak ehli tüm cemaat ve tarikatlerin hep birlikte aynı şekilde ortak akıl ve ruh oluşturmaları ve yek vücut karşı koymaları.

Okumaya devam et Cemaat ve Tarikat Mensupları Birbirlerine Nasıl Davranmalı ?